Harry Potter serisinin son filmi malumunuz büyük bir reklam kampanyasıyla vizyona girdi. Her yerde billboard’lar, internette banner’lar… Ancak, sen kalk milyonlarca dolar yatır şahane bir film yap, üstüne yine büyük paralarla reklamlar, ilanlar tasarlat, bunları vizyona sokacağın ülkelerin dillerine çevirt, yani bu kadar büyük bir prodüksiyon yap ama o ilanları düzgünce gözden geçirmeden kullan. Üniversite sınavına hazırlanan her gencin bildiği (ve görünen o ki sonradan unuttuğu) üzere “her şey” ayrı yazılır. Bunu yapan ajansı, metin yazarını, redaktörünü, art direktörünü, kısaca tüm ekibi tebrik ederken, aynı tebrikten bunu onaylayan Warner Bros yetkililerine de sunuyorum.

Ses ve şarkı yarışmalarına tüm dünya meraklı. Bir de oralarda ne meşhur olursa formatı kapıp getiren Acun diye bir ‘cevher’imiz var çok şükür. Acun’un TV dünyamıza kazandıracağı yeni yarışmanın adı ‘The Voice’. Bu yarışma önce bu yılın ocak ayında Hollanda’da başladı, yaklaşık iki ay önce de Amerika’da. Adından da anlaşılacağı üzere bu yarışmada en önemli şey ‘ses’. İlk aşamada ünlülerden seçilmiş ses koçları yarışmacıyı görmüyor, sadece sesini duyuyor ve sesi beğenirse koltuğunu sahneye çeviriyor. Beğendiği sesle çalışma şansı elde eden koç sonraki aşamalarda kurduğu takımı canlı yarışmaya hazırlıyor. Tabii bir yarışmacıya birden fazla koç koltuk çevirirse yarışmacıyı ikna eden kazanıyor. Amerika’daki The Voice’un koçları Christina Aguilera, Maroon 5’ın solisti Adam Levine, Gnarls Barkley’den tanıdığımız Cee Lo Green ve Amerika’nın ünlü türkücüsü (country şarkıcısı) Blake Sheldon. Bizde ise bu yarışmada mutlaka Sertab Erener olmalı derken kendisinin başka bir yarışmada jüri olduğunu öğrendim. Bizde bu işi en iyi kim yapar diye düşündüm ve aklıma şu isimler geldi: Zerrin Özer, Fatih Erkoç, Işın Karaca ve Orhan Gencebay!

Transformers serisinin yeni filmi vizyona girmek üzereyken, yerini Rosie Huntington-Whiteley’e bırakan Megan Fox hakkında yeni haberler çıkmaya başladı. Hatırlayacağınız üzere Fox, yönetmen Michael Bay hakkında yaptığı açıklamalar yüzünden seriden çıkartılmıştı. Öğrendik ki Fox yönetmen için Hitler benzetmesi yaptığından yapımcı Steven Spielberg tarafından şutlanmış. Hitler, Naziler, soykırım gibi konular batı dünyasının en büyük tabularından. Bir Alman’a şakadan sağ kolunuzu kaldırıp “Heil Hitler” diye bağırmayı deneyin. Şaşkınlık, korku ve utanç karışımı büyük tepki alırsınız ve bir daha yapmamanızı rica eder. Yanlışlıkla da olsa, ağızlarından da kaçırmış olsalar Megan Fox ve John Galiano gibi ünlüler bile (hatta onlar daha fazla) söyledikleri sözlerin, daha doğrusu söyledikleri sözlerin duyulmasının bedelini en büyük şekilde öderler. Spielberg bir Yahudi olmasaydı ve bu konudaki hassasiyet göstermeseydi Megan Fox hala bu büyük filmin bir parçası olabilirdi. Ancak ne gösteri ne de moda dünyasında Yahudi karşıtı laflar edip de bundan zarar görmemek mümkün değil. Yani, konuşmadan iki kere düşünün!

<a href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=&t=” target=”blank”>Share on Facebook

Yok, AKP’nin aldığı yüzde 50 oy oranıyla ilgili söylemiyorum bu lafı, malum seçim sonrası bu konuda çok konuşuldu. Sinan Akçıl, Günaydın’a verdiği röportajda, “Sadece besteci olarak kalsaydı” eleştirilerine karşı “Sesimi 100 kişiden 2’si beğenmedi” demiş. Keşke bunu söyleyeceğine, zamanında Yonca Evcimik’in sesiyle ilgili yapılan eleştirilere verdiği mütevazı yanıtlar gibi bir şey söyleyip, “Benim de sahnem iyi, şarkılarım güzel” falan deseydi. Lisede ders sırasındaki hararetli tartışmalarda fikrini canla başla savunan ve en sonunda da karşı fikirleri önceden bertaraf etmek için “Bu fikre karşı çıkan kendi cahilliğini ispatlamış olur” diyerek adeta “Benden sonra konuşan eşektir” tehdidi savuran bir arkadaşım vardı. Sinan Akçıl da açıklamasında o 100 kişiden 2’si için “Geri planda kalmış insanlar” demiş. E tabii kimse çıkıp da itiraf edemez artık o küçük yüzdeye ait olduğunu. Kısacası Akçıl’ın sesini beğenmeyen eşektir!

AJDA’NIN CEKETİNİ D’AUTRY YAKALADI
Geçen hafta Ajda’nın Beyaz Show’a giydiği, Nur Yerlitaş imzalı çakma Balmain ceket magazin basınını oldukça meşgul etti. Konuyu ilk yazan Melis Alphan, Serra D’autry’nin kendisini facebook’tan mesaj atarak uyardığını ifade ediyordu. Serra D’autry zamanında Mirkelam’ın bir gecede patlamasında payı olan en önemli isim. Kendisi modacı, tasarımcı, imaj danışmanı ve ayrıca turizmci, parti organizatörü, on parmağında on marifet bir insan. (En sağdaki resim.) Ceketi ise uzun süredir biliyor çünkü yakın bir arkadaşıyla annesi ceketi Paris’te Balmain’in vitrininde görüyor ve Serra’ya çok yakıştırıyorlar, “Bu ceket ancak Serra’ya çok yakışır” diyorlar ve epey aralarında konuşuluyor. Ama ceket Ajda’ya kısmetmiş! Bu arada benden duymuş olmayın, D’autry yakında ekranlara gelecek kaliteli bir magazin programı üzerinde çalışıyormuş. Gözünüz onda olsun!

ajdaGeçen hafta Ajda’nın Beyaz Show’a giydiği, Nur Yerlitaş imzalı çakma Balmain ceket magazin basınını oldukça meşgul etti. Konuyu ilk yazan Melis Alphan, Serra D’autry’nin kendisini facebook’tan mesaj atarak uyardığını ifade ediyordu. Serra D’autry zamanında Mirkelam’ın bir gecede patlamasında payı olan en önemli isim. Kendisi modacı, tasarımcı, imaj danışmanı ve ayrıca turizmci, parti organizatörü, on parmağında on marifet bir insan. (En sağdaki resim.) Ceketi ise uzun süredir biliyor çünkü yakın bir arkadaşıyla annesi ceketi Paris’te Balmain’in vitrininde görüyor ve Serra’ya çok yakıştırıyorlar, “Bu ceket ancak Serra’ya çok yakışır” diyorlar ve epey aralarında konuşuluyor. Ama ceket Ajda’ya kısmetmiş! Bu arada benden duymuş olmayın, D’autry yakında ekranlara gelecek kaliteli bir magazin programı üzerinde çalışıyormuş. Gözünüz onda olsun!

TAHT KENAN’A EN AZ MADONNA KADAR YAKIŞTI
Bence Kenan Doğulu’nun albümüyle ilgili bir “Kral çıplak” durumu var. Albüm daha çıkmadan dinleyen köşe yazarları o kadar şişirdiler ki ‘Patron’ hakkında en ufak kötü bir şey yazmaya kimsenin dili varmıyor. Ama ne ‘Rütbeni Bilicen’ ne de ‘Patron’ bir ‘Çakkıdı’ değil ve albümde bir ‘Ara Beni Lütfen’ bir ‘Rüzgar’ yok bence. Ama düzenlemeler dört dörtlük ve çok emek verildiği belli, ortada kaliteli bir iş var. Benim yazmak istediğim ise Kenan Doğulu’nun albüm çıktıktan sonra yapılan ilk konseri. Kenan, Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’ndaki konsere gazetelerin ‘Padişah koltuğu’ diye yazdığı şık bir tahtla çıkıp bazı şarkılarını orada söyledi. Bu taht meselesini Madonna son albümünün tanıtımın konserlerinde ve ‘Sticky&Sweet’ turnesinde de kullandı ve kullanıyor. Şimdi sıra Hande Yener’de!

madonna-kenanBence Kenan Doğulu’nun albümüyle ilgili bir “Kral çıplak” durumu var. Albüm daha çıkmadan dinleyen köşe yazarları o kadar şişirdiler ki ‘Patron’ hakkında en ufak kötü bir şey yazmaya kimsenin dili varmıyor. Ama ne ‘Rütbeni Bilicen’ ne de ‘Patron’ bir ‘Çakkıdı’ ve albümde bir ‘Ara Beni Lütfen’ bir ‘Rüzgar’ yok bence. Ama düzenlemeler dört dörtlük ve çok emek verildiği belli, ortada kaliteli bir iş var. Benim yazmak istediğim ise Kenan Doğulu’nun albüm çıktıktan sonra yapılan ilk konseri. Kenan, Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’ndaki konsere gazetelerin ‘Padişah koltuğu’ diye yazdığı şık bir tahtla çıkıp bazı şarkılarını orada söyledi. Bu taht meselesini Madonna son albümünün tanıtımın konserlerinde ve ‘Sticky&Sweet’ turnesinde de kullandı ve kullanıyor. Şimdi sıra Hande Yener’de!

aylinaslim

Aylin Aslım’ın yeni albümü sonunda çıktı. Türkiye’de iyi alternatif müzik yapan sayılı birkaç isimden biri olan Aylin Aslım cesur şarkı sözleri ve belki de birçok kişiyi rahatsız edecek bir duruşla karşımızda. Albümün çıkış parçası ‘Sen mi’nin klibi bu günlerde televizyonlarda dönmeye başlamışken Aylin’in sözlerindeki muhalefet, başkaldırı ve eleştiri dikkat çekiyor. Kadın olmanın zor olduğu bir ülkede, bir kadının dilinden oldukça sert göndermeler içeriyor bu albüm. Henüz elime geçen ‘Canını Seven Kaçsın’ı dinledikten sonra şarkılar hakkındaki fikirlerimi de en kısa zamanda sizlerle paylaşacağım.

piyango-blog

Geçen akşam bir İngiliz filmi izlerken jenerikte ‘National Lottery’nin katkılarıyla’ diye bir ibare görünce ‘Hmm’ dedim. National Lottery İngiltere’nin Milli Piyango’su ama özel bir şirket tarafından organize ediliyor ve devlete pay veriliyor. Türkiye’de Milli Piyango’nun gelirlerinin büyük bir bölümünün savunma sanayine gittiğini bildiğim için biraz araştırma yaptım ve karşıma ilginç bir sonuç çıktı. ‘National Lottery’nin gelirinin yarısı ödül olarak dağıtılıyor. Geri kalan miktarın %56’sı sağlık, eğitim, çevre, spor, sanat ve kültür için harcanıyor; %24’ü devlete kalıyor, %30’u da piyangoyu düzenleyen şirket, bilet satıcıları ve satış maliyetlerine gidiyor. Bizde ise Milli Piyango’nun web sitesinden aldığım bilgilere göre, ödüller çıktıktan sonra kalan paranın %38’i Savunma Sanayi Destekleme Fonu’na, %25’i şans oyunları vergisine, %28’i Hazine’ye, %8’i Tanıtma fonu ve Olimpiyat Oyunları’na, %1’i ise Çocuk Esirgeme Kurumu’na gidiyor. Kısacası İngilizler piyango bileti aldıklarında filmlere, tiyatrolara, hastanelere para vermiş olurken, bizler tank, füze, savaş uçağı gibi silahlara bütçe sağlıyoruz. Medeniyet mi dediniz?

atkinsonHayır başlıktaki lafı bir deyim olarak kullanmadım. Londralı sanatçı Piers Atkinson yazar, çizer, modacı, fotoğrafçı… Yani sanatın her dalında bir şeyler yapıyor. Onun en ilgi çekici işleri ise ‘saç kıyafetleri’. Yok, kuaför falan değil, yaptıkları sadece bir saç tokası hiç değil. Resimlerde işlerinden örnekler gördüğünüz Atkinson bu saç kıyafetlerini tasarlıyor. Cate Blanchett de dahil olmak üzere birçok ünlünün saçını giydirmiş olan Atkinson’ın tasarımları ünlü moda dergilerinin çekimlerinde kullanılıyor. Daha fazlasını merak ediyorsanız: http://www.piersatkinson.com

brunoPazar gecesi Los Angeles’ta yapılan MTV Sinema Ödülleri’nden yıllar boyu akılda kalacak tek sahne Sacha Baron Cohen’in yarı çıplak şekilde Eminem’in kucağına düşmesiydi. Borat karakteriyle meşhur Cohen yeni filminde Bruno adlı gey bir modacıyı oynuyor. Aslında sadece oynamakla kalmıyor bu günlerde her yerde Bruno olarak karşımıza çıkıyor. Her yıl tartışmalı şovlarıyla gündeme oturan MTV Sinema Ödülleri’nde bu yıl ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü sunmak için sahneye melek kılığında uçarak gelen Bruno yarı yolda pat diye Eminem’in kucağına, hem de çok fena bir pozisyonda düşmesin mi!  Bruno’nun altında mahsur kalan Eminem’i yanındaki korumaları kurtardı ve Eminem hışımla salonu terk etti. MTV yetkilileri hepsinin planlı ve Eminem’in rızasıyla yapıldığını açıklasa da Eminem’in öfkesi çok gerçek gibi görünüyordu. Şimdilerde büyük bir tartışma sürüyor. Gerçek miydi, kurmaca mı?

Sonraki Sayfa »

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.